Türkiye'de turizm işletmelerinde gelir-gider dengesi gergin kalıyor
AKTOB'un değerlendirmesine göre, Türkiye'de yıllık enflasyon eylülde %29,73'e düşse de, döviz kurundaki artış enflasyonun gerisinde kaldığı için turizm işletmelerinde gelir ve gider dengesi üzerindeki baskı devam ediyor.

Türkiye'nin Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) bülteninde yayımlanan değerlendirmede Eylül 2026 enflasyon göstergeleri turizm sektörü açısından analiz edildi. Birliğin kanaatine göre, yıllık enflasyon %29,73'e gerileyerek %30 seviyesinin altına düşse de, döviz kurundaki artışın enflasyonun gerisinde kalması otel ve diğer turizm işletmelerinde gelir ile gider arasındaki dengeyi yine de sıkıştırıyor.
Meselenin özü şudur ki, turizm işletmelerinin gelirlerinin büyük kısmı yabancı para cinsinden, giderlerinin ise önemli bölümü ulusal para cinsinden oluşur. Enflasyon yüksek tempoda artarken kur artışı onun gerisinde kalırsa, aynı hacimdeki yabancı para geliri önceki yıla kıyasla daha az gideri karşılar. AKTOB'un değerlendirmesi tam da bu farkın sektörün mali göstergelerine baskı yaptığını gösteriyor.
Bu, Türkiye turizminin genel rakamları iyi görünse de, işletme düzeyinde kârlılığın aynı hızla iyileşmediğine işaret ediyor. Giderlerin büyük kısmının enerji, ücret ve gıda gibi yerel giderlerden oluştuğu otelcilikte böyle bir kur-enflasyon farkı fiyat politikasını da zorlaştırıyor: fiyatları çok artırmak yabancı misafir akışını zayıflatıyor, az artırmak ise giderleri karşılamıyor.
Azerbaycan için bu örnek dolaylı, ancak net bir sinyaldir. Yabancı misafir kabul eden Bakü ve bölge otelleri, konuk evleri için gelirin dövizde, giderin manatta olması aynı denge meselesini yaratıyor. Bu nedenle fiyat ve gider planlamasını yalnızca geçen yılın rakamlarına göre değil, kur ile iç enflasyonun nasıl değiştiğine bakarak güncellemek daha ihtiyatlı bir yaklaşımdır.